• Ana Sayfa
  • Akıllı Mevzuat
  • Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli Ve Esaslarına Dair Yönetmelik
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli Ve Esaslarına Dair Yönetmelik Maddeleri
⏳ Tahmini Okuma: 29 dk

Sınav müfredatınızda yer alan güncel kanun ve yönetmelik maddelerini interaktif olarak okuyun ve çalışma ilerlemenizi takip edin.

Madde 1 - Amaç

BİRİNCİ BÖLÜM-Genel Esaslar Bu Yönetmelik, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin şekil ve usulleri belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.
Tecavüzün Men'i Halinde Mütecavize Ait Eşyaların Öncelikli Teslim Edileceği Kişiler

Cevap: Üzerindeki tecavüz veya müdahalesi men edilen taşınmaz mal içinde bulunan mütecavize ait eşya çıkarılarak mütecavize, vekiline veya bunlar hazır değilse mütecavizin aile efradından ya da işçilerinden reşit bir kişiye tutanakla teslim edilir.

Teslim Alacak Kişi Bulunmayan Mütecaviz Eşyasının Yediemin Olarak Muhafazası Şartı

Cevap: Taşınmazdan çıkarılan mütecavize ait eşyanın teslim edilebileceği mütecaviz, vekili, reşit aile efradı veya işçisinin bulunmaması halinde söz konusu eşya, tutanak düzenlenmek suretiyle yediemin olarak zilyedin uhdesinde muhafaza altına alınır.

Mütecavize Tebliğ Edilecek Eşya Teslim Alma Süreleri ve Satış Yaptırımı

Cevap: Yediemine alınan eşyaya ilişkin mütecavize hemen tebligat yapılarak eşyanın bulunduğu mahalde ise 5 gün, değilse 30 gün içinde eşyayı teslim alması, aksi halde eşyanın açık artırma yoluyla satılacağı bildirilir.

Tebligat Yapılamayan Mütecavize Ait Eşyalar İçin İlan Usulü ve Süresi

Cevap: Mütecavize tebligat yapılamaması halinde mütecavizin eşyayı 30 gün içinde alması için genel hükümlere göre taşınmaz malın bulunduğu köy veya belediyede ilan ettirilir.

Süresi İçinde Müracaat Eden Mütecavize Eşya Teslim Şekli ve Görevli Memur

Cevap: İlan veya tebliğ süresi içinde müracaat edilmesi halinde eşya, infaz memuru tarafından yerinde tutanakla mütecavize veya vekiline teslim edilerek ilgili tutanak dosyasına konulur.

Madde 2 - Kapsam

Bu Yönetmelik, 3091 sayılı Kanunda geçen bazı deyimlerin tanımlanması, karar vermeye yetkili merciler, görev ve yetkileri, başvurma, soruşturma, karar verilmesi, kararların yerine getirilmesi, ikinci ve sonraki tecavüzler ile Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususları düzenleyen hükümleri kapsar.

Madde 3 - Kanunun uygulama alanı

3091 sayılı Kanun gerçek ve tüzelkişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla, kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa dair güvenliği ve kamu düzenini sağlar.
3091 Sayılı Kanunun Amacı ve İdari Makamlarca Sağlanan Koruma Kapsamı

Cevap: 3091 sayılı Kanun; gerçek ve tüzel kişilerin zilyet bulunduğu taşınmaz mallar ile kamu kurumlarına ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere yapılan tecavüz veya müdahalelerin idari makamlarca önlenmesi suretiyle tasarrufa dair güvenliği ve kamu düzenini sağlar.

Madde 4 - Genel ilke

3091 sayılı Kanun, emniyet ve asayişi, tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamaya yönelik bir kanun olup, bu Kanuna göre verilen kararlar mülkiyet yönünden bir hak sağlamayan, sadece bir idari zabıta tedbiri niteliğindeki kesin kararlardır. Taşınmaz mal üzerinde fiili hakimiyet ve tasarrufu esas alarak zilyetliği korur.
3091 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararların Hukuki Niteliği ve Bağlayıcılığı

Cevap: 3091 sayılı Kanun uyarınca verilen kararlar mülkiyet yönünden bir hak sağlamayan, sadece bir idari zabıta tedbiri niteliğindeki kesin kararlardır.

Madde 5 - Özel kanunlar

3091 sayılı Kanuna göre özel kanun durumunda olan 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu ile diğer özel kanunlar kapsamına giren taşınmazlara tecavüz veya müdahalelerin olması halinde, ilgililerin başvurması ya da vali veya kaymakamın tecavüz veya müdahaleyi öğrenmeleri halinde 3091 sayılı Kanuna göre soruşturma yaptırarak tecavüz veya müdahale önlenmekle birlikte, ayrıca ilgili kanunlarına göre de gereği yapılmak üzere ait olduğu kamu kuruluşlarına bildirir.
Özel Kanun Kapsamındaki Taşınmazlara Yapılan Tecavüzlerde Uygulanacak Usul

Cevap: Özel kanunlar kapsamına giren taşınmazlara tecavüz veya müdahale edilmesi halinde, 3091 sayılı Kanuna göre soruşturma yaptırılarak tecavüz veya müdahale önlenmekle birlikte, ayrıca ilgili kanunlarına göre de gereği yapılmak üzere ait olduğu kamu kuruluşlarına bildirilir.

Madde 6 - 5917 sayılan kanuna yapılan atıflar

Diğer kanunların, yürürlükten kalkmış olan "5917 sayılı Gayrimenkule Tecavüzün Def'i Hakkında Kanun"a yapılış atıfları 3091 sayılı Kanuna yapılmış sayılır.
Mülga 5917 Sayılı Kanuna Yapılan Atıfların Hukuki Durumu

Cevap: Diğer kanunların, yürürlükten kalkmış olan 5917 sayılı Gayrimenkule Tecavüzün Def'i Hakkında Kanun'a yapmış olduğu atıflar 3091 sayılı Kanuna yapılmış sayılır.

Madde 7 - Taşınmaz mal

Taşınmaz mal; arz üzerinde sabit olan tarla, bağ, bahçe, arsa, orman, ağıl, apartman, dükkan, fabrika, otel gibi bütün arazi, bina ve madenlerdir. Taşınmaz mala sahip olan o malın altına ve üstüne de sahiptir. Taşınmaz mallar 3 gruba ayrılır: a) Arazi, arazinin tamamlayıcı parçası sayılan bina ve ağaçlar, arz üzerinde kaynaklar, akarsular, b) Tapu siciline müstakil ve daimi olmak üzere kayıtlı ayni haklar (üst hakkı, kaynak hakkı, irtifak hakkı gibi). c) Yer altındaki madenler.
Taşınmaz Mal Tanımı ve Hukuki Kapsamı (3091 s. K. Uygulama Yönetmeliği)

Cevap: 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca taşınmaz mal; arz üzerinde sabit olan tarla, bağ, bahçe, arsa, orman, ağıl, apartman, dükkan, fabrika, otel gibi bütün arazi, bina ve madenleri ifade eder.

Taşınmaz Malların Mevzuat Hükümlerine Göre Sınıflandırılması

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca taşınmaz mallar; arazi, arazinin tamamlayıcı parçası sayılan bina ve ağaçlar, arz üzerindeki kaynaklar, akarsular; tapu siciline müstakil ve daimi olmak üzere kayıtlı ayni haklar ve yer altındaki madenler olmak üzere 3 gruba ayrılır.

Madde 8 - Devlete ait taşınmaz mallar

Devlete ait taşınmaz mallar, tapuda Hazine adına kayıtlı olanlar ile tescil edilebilir nitelikte Hazineye ait taşınmaz mallardır.
Devlete Ait Taşınmaz Malların Tanımı ve Kapsamı (3091 s. K. Uygulama Yönetmeliği)

Cevap: 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca Devlete ait taşınmaz mallar; tapuda Hazine adına kayıtlı olanlar ile tescil edilebilir nitelikte Hazineye ait taşınmaz malları ifade eder.

Madde 9 - Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmaz mallar

Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmaz mallar, herkesin istifadesine açık olan denizler, göller, nehirler, tarıma elverişli olmayan yerler, kayalar, tepeler ve dağlar gibi sahipsiz şeyler ile Devlet veya bir kamu hukuku tüzel kişisi tarafından umumun yahut bir kısım halkın yararlanmasına terk ve tahsis edilen umumi yollar, köprüler, parklar, meydanlar, mer'alar, yaylak ve kışlaklar gibi menfaati umuma ait olan taşınmaz mallardır.
Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altında Olan Taşınmaz Malların Kapsamı (3091 s. K. Uygulama Yönetmeliği)

Cevap: 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmaz mallar; denizler, göller, nehirler, kayalar gibi sahipsiz şeyler ile umumi yollar, köprüler, parklar, meydanlar, meralar, yaylak ve kışlaklar gibi menfaati umuma ait olan taşınmaz malları ifade eder.

Madde 10 - Zilyetlik ve zilyet

Zilyetlik, taşınmaz mallardan bir yarar sağlamak üzere o malları fiilen hakimiyet altında bulundurmadır. Zilyet, taşınmaz maldan bir yarar sağlamak üzere o taşınmaz malı fiilen hakimiyeti altında bulunduran gerçek ve tüzel kişilerdir.
Zilyetlik Tanımı ve Hukuki Mahiyeti (3091 s. K. Uygulama Yönetmeliği)

Cevap: 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca zilyetlik; taşınmaz mallardan bir yarar sağlamak üzere o malları fiilen hakimiyet altında bulundurmayı ifade eder.

Zilyet Tanımı ve Hukuki Kapsamı (3091 s. K. Uygulama Yönetmeliği)

Cevap: 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca zilyet; taşınmaz maldan bir yarar sağlamak üzere o taşınmaz malı fiilen hakimiyeti altında bulunduran gerçek ve tüzel kişileri ifade eder.

Madde 11 - Tecavüz ve müdahale

Tecavüz; taşınmaz malı zorla veya zilyedinden habersiz olarak işgal etmek veya ele geçirmek veya taşınmazın aynında değişiklikler meydana getirmek. Müdahale; zilyedin taşınmaz mal üzerindeki mutlak hakimiyetini kısmen veya tamamen ihlal etmektir.
Tecavüz ve Müdahale Kavramlarının Tanımı ve Ayırımı (3091 s. K. Uygulama Yönetmeliği)

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca tecavüz; taşınmaz malı zorla veya zilyedinden habersiz olarak işgal etmek, ele geçirmek veya taşınmazın aynında değişiklikler meydana getirmek iken müdahale; zilyedin taşınmaz mal üzerindeki mutlak hakimiyetini kısmen veya tamamen ihlal etmektir.

Madde 12 - Tecavüz ve müdahale sayılacak haller

Aşağıdaki olay ve durumlar 3091 sayılı Kanunun uygulanmasında taşınmaz mala yapılmış tecavüz veya müdahale sayılır. a) Bahçe, tarla ve arsa gibi arazi üzerinden devamlı olarak gelip geçmek suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine engel olmak. b) Ekim ve dikimde bulunmak. c) Bir hak iddia ederek tarla veya bahçelerdeki mahsulü biçmek, toplamak. d) Başkasının taşınmaz malına taş, toprak, ağaç, gübre ve benzeri şeyleri bırakmak suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine engel olmak. e) Sulama veya içme sularından, su kuyularından, sarnıçlarından, su yollarından, su borularından ve arklarından yararlanmayı engellemek. f) Başkasının arazisi üzerine su geçirmek üzere ark açmak. g) Temel açmak, hendek kazmak, bina yapmak. h) Yukarıda sayılanlara benzer diğer davranışlarda bulunmak.

Madde 13 - Müşterek veya iştirak halinde mülkiyetten doğan zilyetlik

Bir taşınmaz mal üzerinde birden fazla kişilerin bir arada zilyet oldukları müşterek veya iştirak halinde mülkiyet hallerinde, yani anlaşmazlığa düşenlerin taşınmazda hissedar olmaları halinde, o taşınmazı fiilen tasarruf edenin zilyetliğinin hem diğer hissedarlara, hem de üçüncü şahıslara karşı korunması esastır. Bu gibi durumlarda "müşterek hissedarlıktan" söz edilerek 3091 sayılı Kanunun olaya uygulanmaması yoluna gidilemez. Taşınmazın miras yoluyla birden çok mirasçıya kalması halinde de bu Kanuna göre tecavüz veya müdahalenin önlenmesi ile ilgili başvurular kabul edilir ve eylemli olarak zilyetliklerini sürdürenleri zilyetlikleri hem diğer mirasçılara hem de üçüncü şahıslara karşı korunur.
Müşterek veya İştirak Halindeki Taşınmazlarda Zilyetliğin Korunması Usulü

Cevap: Müşterek veya iştirak halinde mülkiyete konu taşınmazlarda hissedarlar arası anlaşmazlıklarda, taşınmazı fiilen tasarruf edenin zilyetliği hem diğer hissedarlara hem de üçüncü şahıslara karşı korunur ve müşterek hissedarlıktan bahisle 3091 sayılı Kanunun uygulanmaması yoluna gidilemez.

Madde 14 - Ortaklık ve kira sözleşmeleri

Taşınmaz mal üzerindeki anlaşmazlığın ortaklıktan veya kira sözleşmesinden kaynaklanmış olması idarenin taşınmaza eylemli olarak kimin veya kimlerin zilyet olduklarını araştırarak karar vermesine engel değildir. Ortaklığın veya kira sözleşmesinin sona erip ermediği, bulunduğu aşamada geçerliliği olup olmadığı adli yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası niteliğindedir.
Ortaklık veya Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan Anlaşmazlıklarda İdarenin İnceleme Sınırı

Cevap: Taşınmaz üzerindeki anlaşmazlığın ortaklıktan veya kira sözleşmesinden kaynaklanmış olması idarenin eylemli zilyetliği araştırmasına engel teşkil etmez; sözleşmenin geçerliliği veya sona erip ermediği hususu adli yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası niteliğindedir.

Madde 15 - Damlı yapı ve fuzuli işgal

Konut, dükkan, depo ve ahır gibi damlı yapılarda bu Kanunun uygulanabilmesi taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlıdır. Fuzuli işgal; bir taşınmazı, sahibinin izin ve rızası olmayarak işgal etme, başka bir deyişle bir taşınmazın maliki veya onun yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil veya mümessil gibi kimselerle hukuki bir bağlantı kurmadan rıza dışı, henüz boşaltılmamış veya herhangi bir suretle boşalan damlı bir yapıya, eylemli bir durum yaratarak kendiliğinden girme durumudur.
Damlı Yapılarda 3091 Sayılı Kanunun Uygulanma Şartı ve Fuzuli İşgal Tanımı

Cevap: Damlı yapılarda 3091 sayılı Kanunun uygulanabilmesi taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlı olup fuzuli işgal; malik veya yetkili vekil ile hukuki bir bağlantı kurulmadan rıza dışı eylemli bir durum yaratarak taşınmaza kendiliğinden girme durumunu ifade eder.

🔒

Mevzuatın Kalan Maddeleri Kilitli

TAŞINMAZ MAL ZİLYETLİĞİNE YAPILAN TECAVÜZLERİN ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUNUN UYGULAMA ŞEKLİ VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK mevzuatının ilk 15 maddesini incelediniz. Sınav maratonunda tüm maddelere, fıkralara ve bağlı sorulara sınırsız erişmek için paketinizi aktif edin.

Madde 16 - Karar verme yetkisi

İKİNCİ BÖLÜM-Görev, Yetki ve Başvuru Taşınmaz malın merkez ilçesi sınırları içinde bulunması halinde vali veya görevlendireceği vali yardımcısı, ilçelerde bulunması halinde ise kaymakamlar tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar vermeye yetkilidirler. Vali, bu yetkisini vali yardımcılarından ancak birine devredebilir. Valinin bu konuda vali yardımcısına yetki vermesi, gerek gördüğünde bizzat karar vermesine engel değildir. Valinin yetkisini devretmesi halinde durum vali yardımcıları arasında yapılacak görev bölümünde belirtilir.
Tecavüz veya Müdahalenin Önlenmesinde Karar Vermeye Yetkili Makamlar ve Yetki Devri

Cevap: Tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar vermeye taşınmazın bulunduğu merkez ilçelerde vali veya görevlendireceği bir vali yardımcısı, ilçelerde ise kaymakamlar yetkili olup vali bu yetkiyi vali yardımcılarından ancak birine devredebilir.

Madde 17 - Başvuru

Taşınmaz mala yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi için yetkili makamlara başvurmaya o taşınmaz malın zilyedi yetkilidir. Zilyet birden fazla ise içlerinden birinin başvurması yeterlidir. Kamu idareleri, kamu kurumları ve kamu kuruluşları ile tüzel kişilerin başvuruları, taşınmaz malın ait olduğu idare, kurum, kuruluş veya tüzel kişinin yetkilisi tarafından yapılır. Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde, köy halkından herhangi biri de yetkili makama başvuruda bulunabilir. Başvurular yazılı veya elektronik dilekçe ile ilçelerde kaymakamlıklara, merkez ilçelerde valiliklere bizzat veya kanuni temsilcileri tarafından yapılır. Kan hısımları ile sıhri hısımlar tarafından zilyet adına yapılan başvurular işleme konulmaz. Posta ile yapılan başvurular üzerine, başvurunun kanuni süresi içinde bizzat veya kanuni temsilcisi tarafından yapılması gerektiği başvuru sahibine yazılı olarak duyulur.
Kan ve Sıhri Hısımların Başvuru Yetkisi ile Posta İle Başvuru Usulü

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca kan ve sıhri hısımlar tarafından zilyet adına yapılan başvurular işleme konulmaz; posta ile yapılan başvurularda ise başvurunun kanuni süresi içinde bizzat veya kanuni temsilci tarafından yapılması gerektiği başvuru sahibine yazılı olarak bildirilir.

Madde 18 - Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde başvuru

Köy tüzel kişiliğine ait tapuda veya tapusuz her nev'i taşınmaz mala yapılan tecavüz veya müdahalelerde köyün kanuni temsilcisi olan köy muhtarının başvurması esastır. Ancak o köyde oturan köy halkından herhangi biri tarafından yapılan başvurular üzerine de yetkili makam tarafından soruşturma yaptırılır.
Köye Ait Taşınmaz Mallara Yapılan Tecavüzlerde Başvuru Yetkisi

Cevap: Köy tüzel kişiliğine ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde kanuni temsilci olan köy muhtarının başvurması esas olmakla birlikte, o köyde oturan köy halkından herhangi birinin başvurusu üzerine de yetkili makamca soruşturma yaptırılır.

Madde 19 - Vali veya kaymakamın doğrudan soruşturma yaptırması

Vali ve kaymakamlar görev alanları içinde bulunan kamu idarelerine, kamu kurumlarına ve kuruluşlarına ait veya bunlar tarafından idare olunan veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara tecavüz veya müdahalede bulunulduğu öğrendiklerinde, soruşturmayı doğrudan doğruya yapar veya yaptırırlar ve sonucu karara bağlarlar. Kamu idarelerine, kamu kurumlarına ve kuruluşlarına ait veya bunlar tarafından idare olunan ve özel hukuk hükümlerine tabi bulunan taşınmaz mallara tecavüz veya müdahalede bulunulması halinde, bu idarelerin yetkilerinin başvurması esastır.
Vali veya Kaymakamın Doğrudan Soruşturma Yaptırma Yetkisinin Kapsamı

Cevap: Vali ve kaymakamlar; kamu kurumlarına ait, bunlar tarafından idare olunan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait taşınmazlara tecavüz edildiğini öğrendiklerinde soruşturmayı doğrudan doğruya re'sen yapar veya yaptırırlar.

Madde 20 - Başvuruda bulunma süresi

Yetkililerin, tecavüz veya müdahalenin yapıldığı öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün içinde idari makama başvuruda bulunmaları gerekir. Ancak, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtik ten sonra bu makamlara başvuruda bulunulamaz. Posta ile yapılan başvurular, başvuru için Kanunun öngördüğü süreleri durdurmaz. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara bu Kanunun yürürlüğe girdiği 15.12.1984 tarihinden sonra yapılan tecavüz veya müdahalelerde başvuru için süre aranmaz.
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerde İdari Başvuru Süreleri

Cevap: 3091 sayılı Kanun uyarınca yetkililerin tecavüz veya müdahaleyi öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün ve her halde tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren 1 yıl içinde idari makama başvuruda bulunmaları gerekir; posta ile yapılan başvurular bu süreleri durdurmaz.

Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Taşınmazlarda Başvuru Süresi İstisnası

Cevap: Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile menfaati umuma ait taşınmaz mallara 15.12.1984 tarihinden sonra yapılan tecavüz veya müdahalelerde idari başvuru için süre aranmaz.

Madde 21 - Kanunun kapsamı dışında kalan başvurular

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM-Soruşturma ve Karar Anlaşmazlık konusunun 3091 sayılı Kanunla çözümlenmesi mümkün olmayan hukuki mahiyette bulunması, başvurunun süresi içinde yapılmaması, başvuruda bulunanın yetkili olmaması veya başvurunun yetkili makama yapılmamış olması gibi bu Kanun kapsamı dışında kaldığı dilekçeden açıkça ve kesinlikle anlaşılan hallerde, başvurulur mahallinde soruşturma yapılmadan yazılı olarak reddedilebilir.
3091 Sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Başvuruların Usulden Reddi

Cevap: Anlaşmazlık konusunun 3091 sayılı Kanunla çözümlenmesi mümkün olmayan hukuki mahiyette bulunması, başvurunun süresinde veya yetkili makama yapılmaması hallerinde mahallinde soruşturma yapılmaksızın başvuru yazılı olarak reddedilebilir.

Madde 22 - Soruşturma memuru ve yardımcılarının görevlendirilmesi

Başvuru dilekçesini alan vali, yetkili vali yardımcısı veya kaymakam tecavüz veya müdahalenin olup olmadığını yerinde doğrudan soruşturabileceği gibi, bu amaçla devlet memurlarından bir veya işin mahiyetine göre birkaçını soruşturma yapmak üzere görevlendirebilir. Taşınmazın ölçülmesi, sınırlarının belirlenmesi, krokisinin çizilmesi ve tapu uygulaması gibi hususlarda yardımcı olmak üzere soruşturma memurlarına eleman verilebilir. Adli ve askeri personel ile güvenlik kuvvetlerinin amir ve memurları soruşturma ile görevlendirilemez.
3091 Sayılı Kanun Soruşturmasında Görevlendirilemeyecek Personel Statüleri

Cevap: Taşınmaz mal zilyetliğine yapılan tecavüz veya müdahalelerin soruşturulmasında adli ve askeri personel ile güvenlik kuvvetlerinin amir ve memurları soruşturma memuru olarak görevlendirilemez.

Madde 23 - Evrakın soruşturma memuruna verilmesi

Yetkili makam tarafından soruşturma memuru ve gerektiğinde teknik eleman veya yardımcı görevlendirilerek valilik veya kaymakamlık bürolarına havale edilen dilekçeler, havale tarihi itibariyle kaydedilir. Başvuru sahibine soruşturma ve infaz memurları yollukları ile taşıtı kendi sağlamayacaksa taşıt ücretleri maliye veznesine yatırılarak makbuzu dosyasına bağlanır ve evrak bir yazı ile soruşturma görevlisine verilir.

Madde 24 - Tebligat

Kanun, soruşturmanın 15 gün içerisinde yaptırılarak karara bağlanmasını öngördüğünden; soruşturma emrini alan memur, soruşturmanın yapılacağı yer, gün ve saati; tarafların tanık ve diğer delilleri ile hazır bulunmaları, aksi halde sonradan tanık dinletemeyecekleri hususunu her türlü imkandan yararlanarak tebliğ eder ya da köy veya mahalle muhtarları vasıtasıyla tebliğ ettirir ve tutanağını dosyasına koyar. Taraflara tebligat yapılmadan veya 25 inci maddede belirtilen ilan yaptırılmadan mahallinde soruşturmaya başlanamaz. Zorunlu ve acele hallerde bu konu ile ilgili bildirimler, Tebligat Kanunu ve Tüzüğü esaslarına göre valilik veya kaymakamlık emri ile yollukları ödenmek suretiyle güvenlik kuvvetlerine yaptırılır. Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz ve müdahalelerde köy halkından biri tarafından başvuruda bulunulmuş ise, soruşturma sırasında muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden birinin mahallinde hazır bulunması zorunlu olduğundan, yukarıdaki usullere göre bunlara da gerekli tebligat yapılır.
Zorunlu ve Acele Hallerde Tebligatın Güvenlik Kuvvetlerince Yapılması Usulü

Cevap: 3091 sayılı Kanun uygulamasında zorunlu ve acele hallerde tebligat bildirimleri, Tebligat Kanunu ve Tüzüğü esaslarına göre valilik veya kaymakamlık emri ile yollukları ödenmek suretiyle güvenlik kuvvetlerine yaptırılır.

Köye Ait Taşınmazlara Yapılan Tecavüz Soruşturmalarında Hazır Bulunma Zorunluluğu

Cevap: Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz ve müdahalelerde köy halkından biri tarafından başvuruda bulunulmuş ise mahallindeki soruşturma sırasında muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden birinin hazır bulunması zorunludur.

Madde 25 - Mütecavize tebligat yapılamaması

Adresinin tespit edilememesi, gösterilen adreste bulunamaması gibi nedenlerle mütecavize tebligat yapılamaması halinde soruşturmanın yapılacağı yer, tarih ve saat soruşturma memuru tarafından 3 gün önceden alışılmış usullerle taşınmaz malın bulunduğu köy veya beldede ilan ettirilir ve durum tutanakla belgelenir. Bu duyuruya rağmen mütecavizin soruşturma mahalline gelmemesi halinde ilân tutanağı dosyasına konularak soruşturma mütecavizin yokluğunda yapılır.
Mütecavize Tebligat Yapılamaması Halinde İlan Süresi ve Yoklukta Soruşturma Usulü

Cevap: Adresinin tespit edilememesi gibi nedenlerle mütecavize tebligat yapılamaması halinde soruşturma gün ve saati soruşturma memuru tarafından 3 gün önceden taşınmazın bulunduğu köy veya beldede ilan ettirilir ve gelmemesi halinde soruşturma mütecavizin yokluğunda yapılır.

Madde 26 - Soruşturmanın yapılmaması

Başvuru sahibinin soruşturma için tespit ve tebliğ edilen günde gelmemesi, hava muhalefeti gibi zorunlu nedenlerle soruşturma mahalline gidilememesi hallerinde, durum soruşturma memuru tarafından valilik veya kaymakamlığa bildirilir. Başvuru sahibinin ücretleri yatırmaması veya kendisi sağlayacaksa taşıt getirmemesi halinde ise, dilekçesinin işlemden kaldırıldığı, posta aracılığıyla veya elektronik olarak kendisine tebliğ olunur.
Soruşturma Giderlerinin Yatırılmaması Halinde Dilekçenin İşlemden Kaldırılması Usulü

Cevap: Başvuru sahibinin soruşturma giderlerini yatırmaması veya taşıt sağlamaması halinde dilekçesinin işlemden kaldırıldığı hususu kendisine posta aracılığıyla veya elektronik ortamda tebliğ olunur.

Madde 27 - Başvuru sahibinin başvurusundan vazgeçmesi

Başvuru sahibinin, başvuru tarihinden karar verilinceye kadar geçen süre içinde başvurusundan herhangi bir sebeple vazgeçtiğini yazılı veya elektronik dilekçe ya da sözlü olarak bildirmesi halinde, sözlü ifadesi yazılı hale getirilerek, yetkili makamın onayı ile dosyası işlemden kaldırılır. Bu durumda soruşturma için yatırdığı paralar, yapılan masraflar üzerinde kalmak üzere başvuru sahibine geri verilir.
Başvurudan Vazgeçilmesi Halinde Dosya Kapatma ve Ücret İadesi Usulü

Cevap: Başvuru sahibinin karar verilinceye kadar başvurusundan vazgeçmesi halinde yetkili makamın onayı ile dosya işlemden kaldırılır ve yatırdığı paralar yapılan masraflar üzerinde kalmak üzere kendisine geri verilir.

Madde 28 - Soruşturma

Soruşturma memuru, taşınmaz malın bulunduğu yerde sırasıyla önce şikayetçinin, sonra mütecaviz olduğu iddia edilen kişi veya kişilerin, daha sonra tarafların tanıklarının ve gerek gördüğünde doğrudan seçeceği bilirkişiler ile ilgilisine göre Hazine, özel idare ve belediye temsilcilerinin, köy veya mahalle muhtarı ve ihtiyar kurulu üyelerinin ifadesini alarak: a) Taşınmaz malın niteliğini ve bütün sınırlarını. b) Taşınmaz malı fiilen tasarruf eden zilyedin kim veya kimler olduğunu, ne zamandan beri ve ne suretle zilyet olduğunu, c) Mütecavizin kim veya kimler olduğunu. d) Taşınmaz mala mütecavizi veya mütecavizler tarafından ne şekilde ve ne zaman tecavüz veya müdahale edildiğini. e) Tecavüz veya müdahalenin bu taşınmazın hangi kısmına veya miktarına yapıldığını. f) Başvuru sahibinin bu tecavüzü veya müdahaleyi hangi tarihte öğrenildiğini, tespit eder. Bu amaçla taraflarca gösterilen tapu ve her türlü belgeleri inceler, araziye uygunluğunu araştırır.
3091 Sayılı Kanun Mahallinde Soruşturmada İfade Alma Sıralaması Usulü

Cevap: Soruşturma memuru taşınmazın bulunduğu yerde sırasıyla önce şikayetçinin, sonra mütecaviz olduğu iddia edilen kişinin, daha sonra tanıkların, bilirkişilerin, idare temsilcilerinin ve muhtar ile ihtiyar kurulu üyelerinin ifadesini alır.

Madde 29 - Kroki çizilmesi

Soruşturma sırasında soruşturma memuru veya görevlendirilmiş ise teknik eleman tarafından taşınmaz malın mevkii, yönleri sınırları ve tecavüz veya müdahale edilen kısmı çizilerek basit bir kroki üzerinde gösterilir. Krokinin altında düzenlendiği tarih ile düzenleyenin kimliği ve imzası bulunur.
3091 Sayılı Kanun Soruşturmasında Kroki Düzenleme Şartları

Cevap: Soruşturma sırasında çizilen basit krokinin altında düzenlendiği tarih ile düzenleyenin kimliği ve imzasının bulunması zorunludur.

Madde 30 - Tanık ve bilirkişi ifadelerinin alınmasında usul

Tanıkların ve bilirkişilerin ifadeleri tek tek alınır. İfadeler alınırken hazır bulunan diğer tanıklar ve bilirkişiler tanığın söylediklerini duyamayacak şekilde uzaklaştırılır. İfade alınmasına başlanmadan önce tanıkları tanıyıp tanımadıkları ve anlaşmazlık konusu hakkında bilgileri olup olmadığı sorularak gerekli açıklamalarda bulunur. Soruşturmanın amacının zilyedi belirlemek olduğu, mülkiyet anlaşmazlıklarının bu soruşturmanın kapsamı dışında kaldığı anlatılır. Tanık ifadeleri ile bilirkişilerin görüşleri 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yeminli olarak, başvuru sahibinin ve mütecavizin ifadeleri yeminsiz olarak alınır. Tanıklar ayrı ayrı ve tanıklıktan önce yemin ederler. Yemin: "Bir şey saklamaksızın ve bir şey katmaksızın kimseden korkmayarak, bir tesire kapılmayarak bildiğimi namusum ve vicdanım üzerine dosdoğru söyleyeceğime yemin ederim" şeklinde olur. Bilirkişiler görüşlerini söylemeden veya raporunu vermeden önce; "Tarafsız ve tamamen ilim ve fenne uygun olarak görüşünü açıklayacağına vicdanı üzerine" yemin ederim.
3091 Sayılı Kanun Soruşturmasında Taraf ve Tanık İfadelerinde Yemin Usulü

Cevap: 3091 sayılı Kanun soruşturmasında tanık ifadeleri ile bilirkişi görüşleri Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre yeminli olarak alınırken, başvuru sahibi ile mütecavizin ifadeleri yeminsiz olarak alınır.

Madde 31 - Sonradan tanık dinlenemeyeceği

Daha önce taraflara tanık ve diğer delilleri ile birlikte soruşturma yapılacak yerde hazır bulunmaları hususu tebliğ edilmiş olduğundan, ilgililerin tanıklıklarını getiremedikleri ve sonradan dinletmek istedikleri yolundaki istek ve iddiaları kabul edilmez.
Soruşturma Aşamasında Sonradan Tanık Dinlenmesi İsteminin Reddi Esası

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca, daha önce taraflara delilleriyle birlikte soruşturma yerinde hazır bulunmaları tebliğ edildiğinden, ilgililerin soruşturma mahallinde getiremedikleri tanıkları sonradan dinletmek istemeleri ve bu yöndeki iddiaları kabul edilmez.

Madde 32 - Tarafların anlaşması

Mahallinde soruşturmanın başlamasından karar verilinceye kadar geçen süre içinde tarafların aralarında anlaşmaları halinde, buna ilişkin ifadelerin bulunduğu bir anlaşma tutanağı düzenlenir. Tutanakta anlaşmanın hangi şekil ve şartlarda yapıldığına değinilmez. Anlaşma tutanağı dosyasına bağlanarak herhangi bir karar verilmeksizin yetkili makamın onayı ile dosya işlemden kaldırılır ve maliye veznesine yatırılıp da sarf edilmeyen paralar başvuru sahibine geri verilir. Kamu idareleri, kamu kurumları, kamu kuruluşları ile köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde tarafların anlaşması söz konusu olamaz.
Zilyetlik Soruşturmasında Tarafların Anlaşması Usulü ve Kamu Taşınmazlarındaki Anlaşma Yasağı

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca soruşturma sürecinde tarafların anlaşması halinde, şartlara değinilmeksizin düzenlenen anlaşma tutanağı üzerine dosya karar verilmeksizin yetkili makam onayıyla kaldırılır; ancak kamu idareleri, kamu kurumları ve köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüzlerde tarafların anlaşması söz konusu olamaz.

Madde 33 - Soruşturma evrakı ile fezlekenin yetkili makama verilmesi

Soruşturma memuru, soruşturma bittikten sonra soruşturma evrakındaki bilgiler ile şikayetçi, mütecaviz ve tanık ifadelerinin, bilirkişilerin görüşlerinin özetlerinin bulunacağı bir fezleke düzenler. Fezlekede bu ifade ve görüşleri ve diğer delilleri değerlendirerek durumun tartışmasını yapar ve verilecek karara esas olacak görüşünü belirterek fezlekeyi soruşturma evrakı ile birlikte en kısa zamanda valilik veya kaymakamlığa verir.
Soruşturma Memurunun Fezleke Düzenleme ve Sunma Yükümlülüğü

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca soruşturma memuru; soruşturma bittikten sonra ifadeleri, bilirkişi görüşlerini ve delilleri değerlendirerek durumun tartışmasını yaptığı ve verilecek karara esas görüşünü belirttiği fezlekeyi soruşturma evrakı ile birlikte en kısa zamanda valilik veya kaymakamlığa teslim eder.

Madde 34 - Anlaşmazlığın dava konusu olması

Başvuru sırasında, taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemece bir ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmış ise 3091 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Soruşturma memuru soruşturma öncesinde, soruşturma sırasında ve gerek görürse yetkili makamın emri ile soruşturma sonrasında taşınmaz malla ilgili anlaşmazlığın taraflar arasında Medeni Kanuna göre mülkiyet hakkında dayalı bir müdahalenin men'i veya zilyetliğin ihlali nedeniyle açılmış bir tecavüzün ref'i davasına konu olup olmadığını, taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemelerce verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunup bulunmadığını araştırır. Bu tür bir davanın açılmış olduğunun veya bir ihtiyati tedbir kararının verilmiş bulunduğunun anlaşılması halinde soruşturma hangi aşamada ise işlemler durdurulur ve bu Kanuna göre karar verilemeyeceği gerekçesi ile birlikte şikayetçiye yazılı olarak duyurulur. Mahkemeye yapılan taşınmaz malla ilgili başvuru Medeni Kanuna göre müdahalenin men'i veya tecavüzün ref'i talebi dışında ise bu durum idarenin soruşturma yapmasına ve karar vermesine engel değildir. 3091 sayılı Kanuna göre idari makam tarafından verilmiş bir önleme kararı varken, taraflarca taşınmaz mal anlaşmazlığına ilişkin dava açılmadan adli mercilerce ihtiyati tedbir kararı verilemez.
Uyuşmazlığın Mahkemeye veya İhtiyati Tedbir Kararına Konu Olması Halinde Yapılacak İşlem

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca, başvuruya konu taşınmaz anlaşmazlığı hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya durum Medeni Kanuna göre açılmış bir davaya konu yapılmış ise işlemler bulunduğu aşamada durdurulur ve 3091 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle şikayetçiye yazılı olarak bildirilir.

Madde 35 - Karar

Karar vermeye yetkili makam, soruşturma evrakı üzerinde en kısa zamanda gerekli incelemeyi yapar. Eksiklikler var ise evrakı soruşturma memuruna vererek tamamlattırır. Dosyadaki bilgilere göre tecavüz veya müdahalenin önlenmesine veya talebin reddine karar verir. Kararlarda, taşınmaz mal üzerinde üstün sayılabilecek bir hakkı olduğunu iddia edenlerin yargı yoluna başvurması gerektiği belirtilir. Talebin reddine ilişkin kararlarda soruşturma giderlerinin şikayetçinin üzerinde kalacağı, tecavüzün önlenmesine ilişkin kararlarda ise soruşturma ve infaz giderlerinin mütecavizden icra yolu ile tahsil edilerek şikayetçiye ödeneceği belirtilir.
Kararların İçeriği ve Soruşturma Giderlerinin Yükletilmesi Esasları

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca, talebin reddine ilişkin kararlarda soruşturma giderleri şikayetçinin üzerinde bırakılırken; tecavüzün önlenmesine ilişkin kararlarda soruşturma ve infaz giderleri mütecavizden icra yolu ile tahsil edilerek şikayetçiye ödenir.

Madde 36 - Kararların on beş gün içinde verilmesi

Başvuru tarihinden itibaren soruşturmanın en kısa zamanda yapılarak kararın 15 gün içerisinde verilmesi zorunludur. Çeşitli nedenlerle bu süre içerisinde karar verilememesi halinde durum sebepleriyle birlikte kaymakamlıklarca valiliklere, valiliklerce İçişleri Bakanlığına bildirilir.
Karar Verme Süresi ve Sürenin Aşılamaması Halinde Üst Makamlara Bildirim Usulü

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca, başvuru tarihinden itibaren kararın 15 gün içinde verilmesi zorunlu olup zorunlu nedenlerle bu süre içerisinde karar verilememesi halinde durum sebepleriyle birlikte kaymakamlıklarca valiliklere, valiliklerce İçişleri Bakanlığına bildirilir.

Madde 37 - Kararların kesinliği

3091 sayılı Kanuna göre verilen kararlar idari yargı yolu açık olmak üzere kesindir. Yetkili makam verdiği bu karardan dönemez, kararı kaldıramaz ve değiştiremez. Bu kararlar hiyerarşik denetime tabi tutularak üst makamlarca da kaldırılamaz, değiştirilemez. Tarafların kararın düzeltilmesine ilişkin talepleri dikkate alınmaz. Ancak verilen kararın esasına etkisi olmayan açık ve belirgin yazı ve hesap hataları gibi maddi hatalar kararı veren makamca düzeltilir.
Kararların Kesinliği, Değiştirilemezliği ve Maddi Hataların Düzeltilmesi Usulü

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca idari makamlarca verilen kararlar idari yargı yolu açık olmak üzere kesin olup hiyerarşik denetimle veya taraf talepleriyle değiştirilemez ve kaldırılamaz; ancak kararın esasına etkisi olmayan açık ve belirgin yazı ve hesap hataları kararı veren makamca re'sen düzeltilir.

Madde 38 - Talebin reddine ilişkin kararlar

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM-Kararların Uygulanması Yetkili makamların, talebin esastan veya süre yönünden reddine ilişkin karar ve işlemleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere duyurulur ve duyuru belgeleri dosyasında saklanır.
Talebin Reddine İlişkin Kararların Tebliği Usulü

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca yetkili makamların, talebin esastan veya süre yönünden reddine ilişkin karar ve işlemleri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere duyurulur.

Madde 39 - Tecavüz veya müdahalenin önlenmesine ilişkin kararların uygulanması

Tecavüz veya müdahalenin önlenmesi hakkındaki kararlar, karar vermeye yetkili amirce görevlendirilecek infaz memuru tarafından taşınmaz malın yerinde ve o andaki durumu ile zilyetine, tüzel kişiliği veya kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşlarına teslim edilmesi suretiyle yerine getirilir.
Tecavüz veya Müdahalenin Önlenmesi Kararlarının İnfaz Edilme Şekli

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca tecavüzün önlenmesi kararları, görevlendirilecek infaz memuru tarafından taşınmaz malın yerinde ve o andaki durumu ile zilyetine, tüzel kişiliğe veya kamu kurumlarına teslim edilmesi suretiyle yerine getirilir.

Madde 40 - İnfaz memuru

Tecavüz veya müdahalenin önlenmesi hakkında verilen kararların uygulanması için yetkili makam tarafından infaz memuru ile gerekli görülen durumlardan infaz memuruna teknik yönden yardımcı olmak üzere yeteri kadar fen elemanı görevlendirilir. Karar, kroki ve dosya infaz yapılmak üzere bir yazı ile infaz memuruna verilir. Soruşturma memuru olarak görevlendirilmiş olanlar infaz memuru olarak da görevlendirilebilir. Güvenlik kuvvetlerinin amir ve memurları infaz memuru olarak görevlendirilemezler.
İnfaz Memuru Görevlendirmesi ve Güvenlik Kuvvetlerine İlişkin Görev Yasağı

Cevap: 3091 Sayılı Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik uyarınca soruşturma memuru olarak görevlendirilmiş olanlar infaz memuru olarak da görevlendirilebilirken, güvenlik kuvvetlerinin amir ve memurları infaz memuru olarak görevlendirilemezler.

Madde 41 - Tebligat

Kararın, evrakın infaz memuruna verildiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde infaz edilmesi zorunludur. Emri alan infaz memuru infazın yapılacağı yeri, günü ve saati her türlü imkândan yararlanarak en süratli bir şekilde taraflara tebliğ eder veya ettirir ve tebliğ tutanağını dosyasına koyar. Bu bildirimler Tebligat Kanunu ve Tüzüğü esaslarına göre valilik veya kaymakamlık emri ile yollukları ödenmek suretiyle güvenlik kuvvetlerine de yaptırılabilir. Mütecavize tebligat yapılamaması halinde, infazın yapılacağı yer, gün ve saat infaz memuru tarafından üç gün önceden, alışılmış usullerle taşınmaz malın bulunduğu köy veya belediyede ilan ettirilir. Mütecaviz gelmezse bu ilan tutanağı dosyasına konularak infaz mütecavizin yokluğunda yapılır.
Tecavüzün Önlenmesi Kararlarının İnfaz Edilme Süresi

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca tecavüz veya müdahalenin önlenmesi kararının, evrakın infaz memuruna verildiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde infaz edilmesi zorunludur.

Mütecavize Tebligat Yapılamaması Halinde İlan Usulü ve Süresi

Cevap: Mütecavize tebligat yapılamaması halinde infazın yapılacağı yer, gün ve saat infaz memuru tarafından üç gün önceden, alışılmış usullerle taşınmaz malın bulunduğu köy veya belediyede ilan ettirilir.

Madde 42 - İnfaz

İnfaz, üzerinde anlaşmazlık bulunun taşımaz malın bulunduğu yerde, mütecavizin taşınmaz mal üzerindeki tecavüz veya müdahalesi men edilerek taşınmaz malı o andaki durumu ile zilyetine teslim etmek suretiyle yapılır. Bu amaçla, infaz memuru önceden tespit ve taraflara tebliğ edilen gün ve saatte, görevlendirilmiş ise teknik elemanlar ve güvenlik görevlileri ile birlikte taşınmaz malın bulunduğu yerde hazır bulunur. Tarafların gelip gelmediğini kontrol eder. mütecavizin gelmemesi halinde durumu tutanağa geçirerek infaz sırasında hazır bulunmak üzere yöre halkından iki kişi seçer. İnfazı güçleştirecek veya engelleyecek bir durum olması halinde güvenlik kuvvetlerinin gerekli önlemleri alarak güvenliğin sağlanmasından sonra infaz işle-mine başlar. Yetkili makamca verilen kararı okur ve kararın birer örneğini taraflara vererek gerekirse kararın mahiyeti hakkında açıklamalarda bulunur. Mütecavizin tecavüzü veya müdahalesi defedilerek taşınmaz mal mahallinde zilyet veya zilyetlere teslim edilir. Zilyede teslim edilecek taşınmaz mal kilitli veya kapalı ise, açılması zorunludur. İnfaz mahallinde hazır bulunan mütecaviz veya vekilinden, bunlar yoksa aile efradından veya işçilerinden reşit olan kişilerden taşınmaz malı açması istenir, gerekirse zorla açtırılır. Bunların mümkün olmaması halinde, infaz memuru tarafından tutanağa geçirilmek suretiyle kilit ve her türlü tertibin kırılarak açtırılması temin edilir.” İnfaz sırasında mütecaviz, anlaşmazlık konusu taşınmaz mal üzerinde üstün bir hakkı bulunduğunu ileri sürse bile, kararda da belirtilmiş olduğu üzere yargı yoluna başvurması gerektiği bir kez de sözlü olarak kendisine duyurulur. Taşınmaz mala mütecavizin ikinci defa veya onun yararına başkaları tarafından bilerek yapılacak tecavüz veya müdahalenin suç teşkil edeceği ve Kanunun 15 ini maddesi uyarınca cezalandırılacağı belirtilir ve infaz tutanağı düzenlenerek imza altına alınır.
İnfaz Esasında Mütecavizin Hazır Bulunmaması Halinde İzlenecek Usul

Cevap: İnfaz sırasında mütecavizin gelmemesi halinde durum tutanağa geçirilerek infazda hazır bulunmak üzere yöre halkından iki kişi seçilir ve infaz işlemi mütecavizin yokluğunda gerçekleştirilir.

Madde 43 - Taşınmaz mal üzerindeki ekim, tesis ve değişiklikler

Tecavüz veya müdahalesi önlenen kişi, taşınmaz mal üzerinde vücuda getirdiği her türlü ekim, tesis ve değişikliklerden dolayı ancak genel hükümler dairesinde yargı yoluna başvurabilir. İnfaz sırasında bu husus da mütecavize ve hazır bulunanlara duyurularak tutanağa geçirilir. Tarafların bu konuda aralarında yapacakları sözlü veya yazılı anlaşmalar idareyi bağlamaz.
Mütecavizin Taşınmaz Üzerinde Yaptığı Tesis ve Ekimlere İlişkin Hak Arama Usulü

Cevap: Tecavüz veya müdahalesi önlenen kişi, taşınmaz mal üzerinde vücuda getirdiği her türlü ekim, tesis ve değişikliklerden dolayı ancak genel hükümler dairesinde yargı yoluna başvurabilir.

Madde 44 - İnfazın ertelenemeyeceği

Karar verildikten sonra tarafların herhangi bir nedenle infazın durdurulması ya da ertelenmesi yolundaki talepleri dikkate alınmaz. Karar verildikten sonra tarafların aralarında anlaşılmış olmaları infazın yapılmasına engel değildir. Ancak, başvuru sahibinin, aralarında anlaşmış olduklarından bahisle infaz giderlerini yatırmaması halinde durum tutanakla tesbit edilir ve kararın ilgililere tebliği ile yetinilir.
İnfaz Ertelenmesi Talepleri ve İnfaz Giderlerinin Yatırılmamasının Sonucu

Cevap: Karar verildikten sonra tarafların infazı durdurma veya erteleme talepleri dikkate alınmaz; başvuru sahibinin anlaşma gerekçesiyle infaz giderlerini yatırmaması halinde ise durum tutanakla tespit edilerek kararın ilgililere tebliğ edilmesiyle yetinilir.

Madde 45 - İnfazın süresi içinde yapılamaması

Kararın infaz memuruna geldikten itibaren beş gün içinde infaz edilememesi halinde, durum nedenleri ile birlikte kaymakamlıklarca valiliklere, valiliklerce de İçişleri Bakanlığına bildirilir.
İnfazın Beş Gün İçinde Yapılamaması Halinde Üst Makamlara Bildirim Yükümlülüğü

Cevap: Kararın infaz memuruna gelmesinden itibaren beş gün içinde infaz edilememesi halinde durum nedenleriyle birlikte kaymakamlıklarca valiliklere, valiliklerce de İçişleri Bakanlığına bildirilir.

Madde 46 - Köy tüzel kişiliğine ait taşınmazlara yapılan tecavüzler

Köy tüzel kişiliğine ait mer'a, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz mallara yapılan ilk tecavüz ve müdahaleler 3091 sayılı Kanuna göre önlenmekle birlikte, tecavüz veya müdahalede bulunanlar hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 154 üncü maddesi uyarınca cezai işlem yapılmak üzere durum valilik ve kaymakamlıkça Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.
Köy Tüzel Kişiliğine Ait Taşınmazlara Tecavüz Halinde Cezai Süreç

Cevap: Köy tüzel kişiliğine ait mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmazlara yapılan tecavüzlerde 3091 sayılı Kanun uyarınca tecavüz önlenmekle birlikte failler hakkında Türk Ceza Kanunu uyarınca cezai işlem yapılmak üzere durum valilik veya kaymakamlıkça Cumhuriyet Savcılığına bildirilir.

Madde 47 - Men kararlarının geçerlilik süresi

BEŞİNCİ BÖLÜM-İkinci ve Sonraki Tecavüzler Yürürlükten kalkmış olan 2311 ve 5917 sayılı Kanunlara veya 3091 sayılı Kanuna göre yetkili makamlarca verilmiş ve infaz edilmiş olan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi hakkındaki kararlar, taşınmaz malın hiç el değiştirmemiş ve hukuki durumunun değişmemiş olması koşuluyla geçerliliğini korurlar. Karar tarihinden itibaren geçen zaman içinde tarafların aralarında anlaşmış olmaları, mütecaviz lehine kesin bir mahkeme kararı veya bir ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması veya başka bir nedenle taşınmazın el değiştirmesi hallerinde, lehine karar verilenin taşınmazla fiili ilgisi tamamen kesilmiş olduğundan, daha önce verilen kararın geçerliliği kalmaz ve tekrar uygulanması mümkün olamaz. Men kararı verildikten sonra mütecavizin üstün hak iddiası ile mahkemeye başvurarak Medeni Kanuna göre dava açmış olması halinde, daha sonuçlanmamış veya davacı lehine bir ihtiyati tedbir kararı verilmemiş ise idarece verilen kararlar geçerliliğini korurlar.
Men Kararlarının Geçerliliğini Koruması Şartları

Cevap: Yetkili makamlarca verilmiş tecavüz veya müdahalenin önlenmesi kararları, taşınmaz malın hiç el değiştirmemiş ve hukuki durumunun değişmemiş olması koşuluyla geçerliliğini korur.

Madde 48 - İkinci tecavüz halinde soruşturma ve karar

Mahkeme kararı ile kendisine teslim edilmeksizin, taşınmaz mala aynı mütecaviz tarafından ikinci defa veya mütecaviz yararına başkaları tarafından bilerek ilk defa yapılan tecavüz veya müdahalelerin önlenmesi ile ilgili başvurularda da ilk başvuruda olduğu gibi, bu Yönetmelik hükümlerine göre soruşturma yapılır ve sonucu karara bağlanır. Soruşturma memuru soruşturma sırasında, karar vermeye yetkili makamlar ise evrak üzerinde yapacakları incelemede; ilk kararı 47 inci maddede belirtilen esaslara göre geçerliliğini koruyup koruyamadığını araştırırlar.
Mahkeme Kararı Olmaksızın İkinci Tecavüz Halinde Uygulanacak Usul

Cevap: Mahkeme kararı ile kendisine teslim edilmeksizin aynı mütecaviz tarafından ikinci defa veya mütecaviz yararına başkaları tarafından bilerek ilk defa yapılan tecavüz başvurularında da Yönetmelik hükümlerine göre soruşturma yürütülür ve karara bağlanır.

Madde 49 - Başvuruda bulunma süresi

İkinci ve daha sonraki tecavüz veya müdahalelerde de 3091 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen süreler içinde başvurulması gereklidir.

Madde 50 - Soruşturma

Yetkili makamlarca görevlendirilen soruşturma memuru; taşınmaz malın bulunduğu yerde şikayetçinin, mütecaviz olduğu iddia edilen kişi veya kişilerin, tarafların gösterecekleri tanıkların ve gerek gördüğünde doğrudan seçeceği bilirkişiler ile köy veya mahalle muhtarı ve ihtiyar kurulu üyelerinin ifadesini alarak, bu Yönetmeliğin 28 inci maddesinde belirtilen hususları tesbit eder. Ayrıca; a) Tecavüz veya müdahalenin başkaları tarafından yapılmış olması halinde bunun mütecaviz lehine bilerek yapılmış olup olmadığını, b) Tecavüz veya müdahalenin silahlı bir kişi veya silahsız olsalar bile birden fazla kişi tarafından yapılıp yapılmadığını, c) Tecavüz veya müdahalenin, taşınmazın malı aralarında paylaşmak veya ortaklaşa kullanmak amacıyla iki veya daha çok kişinin birleşerek yapıp yapmadıklarını, tecavüz veya müdahalede bulunanların silahlı olup olmadıklarını, araştırarak tespit etmeye çalışır.
İkinci ve Sonraki Tecavüz Soruşturmalarında Soruşturma Memurunun Araştırma Konuları

Cevap: Soruşturma memuru ikinci tecavüzlerde; tecavüzün mütecaviz lehine bilerek yapılıp yapılmadığını, silahlı veya birden fazla kişiyle işlenip işlenmediğini ve taşınmazı paylaşmak veya ortaklaşa kullanmak amacıyla birleşilerek yapılıp yapılmadığını araştırmakla yükümlüdür.

Madde 51 - Karar ve infaz

Karar vermeye yetkili makamın soruşturma evrakı üzerinde yapacağı inceleme sonucunda, tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar vermesi halinde, karar bu Yönetmelikte belirlenen esaslar dairesinde infaz edilir. İnfaz tutanağı dosyasına konulduktan sonra, dosyadaki evrak dizi pusulasına bağlanarak 3091 sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre işlem yapılmak üzere yetkili makamlarca Cumhuriyete Savcılıklarına gönderilir.
Tecavüzün Önlenmesi Kararlarının İnfazı Sonrasında Dosyanın Savcılığa Gönderilmesi Usulü

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca, tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar verilip infaz tutanağı dosyasına konulduktan sonra dosyadaki evrak dizi pusulasına bağlanarak Kanunun 15 inci maddesine göre işlem yapılmak üzere yetkili makamlarca Cumhuriyet Savcılıklarına gönderilir.

Madde 52 - Tecavüz veya müdahalenin şekil ve niteliğinin değişmiş olması

Aynı taşınmaz mala ikinci ve daha sonra yapılan tecavüz veya müdahalelerin birincisine göre değişik şekil ve nitelikte yapılmış olmaları halinde de bu tecavüz veya müdahaleler ikinci tecavüz sayılır ve ilgililer hakkında Kanunun 15 inci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere evrak adli mercilere gönderilir.
Şekli ve Niteliği Değişen İkinci Tecavüzlerde Hukuki Süreç

Cevap: Aynı taşınmaz mala ikinci ve daha sonra yapılan tecavüz veya müdahalelerin birincisine göre değişik şekil ve nitelikte yapılmış olmaları halinde de bu eylemler ikinci tecavüz sayılır ve ilgililer hakkında 3091 sayılı Kanunun 15 inci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere evrak adli mercilere gönderilir.

Madde 53 - Soruşturma ve infaz giderleri

ALTINCI BÖLÜM-Çeşitli Hükümler Soruşturma ve infaz memurları ile gerektiğinde görevlendirilecek teknik eleman ve yardımcı personelin yevmiyeleri, taşıt ücreti şikayetçi tarafından sağlanmayacaksa yolun niteliği, iklim şartları, mesafesi ve bekleme süresi dikkate alınarak tahmin olunacak taşıt giderleri başvuruda bulunanlar tarafından maliye veznesine yatırılır. Kararın ne yolda verileceği başlangıçta belli olmayacağından, infazla ilgili giderler karar verildikten sonra da yatırılabilir. Başvuru sahibinin peşin yatırmakta ısrar etmesi halinde, teknik eleman görevlendirilmesi ihtimali de dikkate alınarak yevmiyeler ile taşıtı kendisi sağlamayacaksa tahmini taşıt gideri maliye veznesine yatırılır. Red kararı verilmesi halinde infaz gideri olarak yatırılan para başvuru sahibine geri verilir ve bu husus kararda belirtilir. İnfaz için yapılan harcamalar karar veren makam tarafından onaylanarak karara eklenir ve soruşturma giderleri ile birlikte mütecavizden tahsil edilerek başvuru sahibine ödenmek üzere icra dairesine gönderilir. Soruşturma ve infaz için taşıtı başvuruda bulunanın sağlaması halinde, taşıt için ödenen ücretle ilgili olarak taşıt sahibinden senet alınıp dosyasına konmakla birlikte, ödenen ücretin mahalli rayice uygunluğu konusunda kuşkuya düşüldüğü takdirde durum belediyeden, ticaret odasından veya şoför ve otomobilciler derneklerinden soruşturulur. Fazla ödemede bulunulduğunun anlaşılması halinde, fazla ödenen miktar masraf olarak gösterilmez ve bu husus kararda belirtilir. Taşıtın kamu kuruluşlarına, başvuru sahibine veya başvuru sahibinin bir yakınına ait olması ve bu nedenle bir ücret ödenmemesi halinde de soruşturma ve infaz memurları tarafından taşıt ücreti mahalli rayice göre belirlenir ve kararda gösterilir Taşıt ücretinin önceden yatırılmış olması nedeniyle taşıtın soruşturma veya infaz memuru tarafından sağlanması halinde, karar vermeye yetkili makamın gerek görmesi üzerine, taşıt için ödenen ücretin mahalli rayice uygunluğu araştırılır.
Soruşturma ve İnfaz Harcamalarının Mütecavizden Tahsili ve Ödenmesi

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca infaz için yapılan harcamalar karar veren makam tarafından onaylanarak karara eklenir ve soruşturma giderleri ile birlikte mütecavizden tahsil edilerek başvuru sahibine ödenir.

Soruşturma Sonucunda Red Kararı Verilmesi Halinde İnfaz Giderlerinin İadesi

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca başvurunun reddine karar verilmesi halinde, infaz gideri olarak maliye veznesine yatırılan para başvuru sahibine geri verilir ve bu husus verilen kararda açıkça belirtilir.

Madde 54 - Yevmiyelerin tam olarak ödenmesi

Soruşturma ve infaz memurları ile gerektiğinde görevlendirilecek teknik eleman ve yardımcı personele, göreve gittikleri günler için sürelerine ve görevin belediye sınırları içinde veya dışında yapılmış olmasına bakılmaksızın, Harcırah Kanuna göre verilmesi gereken yevmiyeler tam olarak ödenir. Kamu idareleri, kamu kurumları ve kamu kuruluşlarının talebi üzerine veya vali ve kaymakamlarca doğrudan yapılacak soruşturmalarda, soruşturma ve infazla görevlendirilecek personelin yevmiyeleri taşınmaz malın ait olduğu kamu idareleri, kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanır. Birden çok iş, mümkün oldukça aynı günde yapılır. Bu durumda görülen işler aynı yerde ise yevmiyeler ve taşıt ücreti başvuranlar arasında eşit olarak paylaştırılır. İşler ayrı yerlerde ise, yevmiyeler eşit olarak paylaştırılmakla birlikte taşıt ücreti uzaklıkla orantılı olarak bölüştürülür.
Birden Çok İşte Yevmiye ve Taşıt Ücretinin Başvuranlar Arasında Bölüştürülmesi

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca aynı günde birden çok işin yapılması halinde işler aynı yerde ise yevmiye ve taşıt ücretleri başvuranlar arasında eşit; işler ayrı yerlerde ise yevmiyeler eşit, taşıt ücreti ise uzaklıkla orantılı olarak bölüştürülür.

Madde 55 - Güvenlik görevlilerinin görevlendirilmesi

Gerek soruşturmanın yapılmasını, gerekse kararın yerine getirilmesini güçleştirecek veya engelleyecek olay ve durumların ortaya çıkması ihtimali görüldüğünde, vali veya kaymakamın yazılı emri ile güvenlik kuvvetlerince mahallinde gerekli önlemler alınır. Bu amaçla güvenlik kuvvetlerinin görevlendirilmesi halinde, bunlar için taşıt ücreti ve yevmiyelerini karşılamak üzere başvuruda bulunanlardan bir ücret talebinde bulunulmaz.
Güvenlik Görevlilerinin Görevlendirilmesinde Başvuru Sahibinden Ücret Alınmama Esası

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca soruşturmanın yapılmasını veya kararın yerine getirilmesini engelleyecek durumların ortaya çıkması ihtimaline binaen vali veya kaymakamın yazılı emriyle güvenlik kuvvetlerinin görevlendirilmesi halinde, başvuruda bulunanlardan ücret talep edilemez.

Madde 56 - Sınır anlaşmazlıkları

Taşınmaz mal aynı ile bağlı ilçeler arası sınır anlaşmazlığı bulunan bir yerde ise yetkili kaymakamlığı vali; iller arası sınır anlaşmazlığı bulunan bir yerde ise yet-kili valiliği veya kaymakamlığı İçişleri Bakanlığı belirler. Kanunun amacı tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamak olduğundan, taşınmaz malın sınır anlaşmazlığı olan bir yerde bulunması halinde; vali veya İçişleri Bakanlığı "Sınır, Mülki Ayrılma -Birleşme ve Köy Kurulması - Kaldırılmasına İlişkin Yönetmelik" hükümlerine bağlı kalmaksızın yetkili vali veya kaymakamlığı en süratli şekilde belirler. Sınır anlaşmazlığına ait işlemler daha sonra ilgili mevzuatına göre yürütülür.
Sınır Anlaşmazlığı Bulunan Yerlerde Yetkili Mülki İdare Amirinin Belirlenmesi

Cevap: Taşınmaz mal aynı ile bağlı ilçeler arası sınır anlaşmazlığı bulunan bir yerde ise yetkili kaymakamlığı vali; iller arası sınır anlaşmazlığı bulunan bir yerde ise yetkili valilik veya kaymakamlığı İçişleri Bakanlığı belirler.

Madde 57 - İdari bağlılık değişiklikleri

İdari bağlılık değişikliklerinde, evvelce bağlı bulunduğu ilçe kaymakamlığınca, merkez ilçe ise valilikçe o birim sınırları içindeki bir taşınmaz malla ilgili, yürürlükten kalkmış olan 2311 ve 5917 sayılı Kanunlara veya bu Kanuna göre verilmiş önleme kararları varsa, kararlar ve buna ait dosyalar birimin bağlandığı kaymakamlık veya valiliğe gönderilir.
İdari Bağlılık Değişikliklerinde Önleme Kararları ve Dosyaların Devri Usulü

Cevap: 3091 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği uyarınca idari bağlılık değişikliklerinde, evvelce bağlı olunan ilçe kaymakamlığınca veya merkez ilçelerde valilikçe verilmiş önleme kararları ve bu kararlara ait dosyalar, birimin yeni bağlandığı kaymakamlık veya valiliğe gönderilir.

Madde 58 - Kararların özet defterine yazılması

Verilen kararlar, şekli 8/6/2011 tarihli ve 27958 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Teşkilat, Görev ve Çalışma Yönetmeliği”nin bu konudaki hükümlerine uygun olarak elektronik ortamda hazırlanan Karar Özetleri Defterine yazılır. Kararların imzalı ve mühürlü birer örnekleri tarih ve sayı sırasına göre elektronik olarak bir dosyada saklanır. Bu konudaki evrak, dosyasına bağlanmadan ve kaldırılmadan önce işlemlerin mevzuat esaslarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı kontrol edilerek yazı işleri müdürü veya ilgili büro şefi tarafından “İşlem Tamamdır” şerhi konulup imzalanarak yazılı veya elektronik olarak dosyasında saklanır.
Karar Özetleri Defterinin Tutulması ve 'İşlem Tamamdır' Şerhi Konulması Usulü

Cevap: 3091 sayılı Kanun kapsamında verilen kararlar elektronik ortamda Karar Özetleri Defterine yazılır; evrak dosyasına kaldırılmadan önce işlemler denetlenerek yazı işleri müdürü veya ilgili büro şefi tarafından 'İşlem Tamamdır' şerhi konulup imzalanır.

Madde 59 - Dosyada bulunması gerekli evrak

Bu Kanuna göre verilen kararlarla ilgili dosyalarda aşağıda sayılan evrak bulunur. a) Tecavüz veya müdahalenin önlenmesi hakkında dilekçe veya elektronik başvuru. b) Soruşturma ve infaz memurları ile teknik eleman ve bilirkişi tayinine, yevmiyelerin ve taşıt ücretlerinin yatırılmasına ait yazı, makbuz ve senetler. c) Soruşturma gününün taraflara tebliğine ait tebellüğ belgeleri. d) Soruşturma evrakı. e) Karar. f) İnfazın yapılacağı yer, gün ve saatin taraflara tebliğine ilişkin tebellüğ belgeleri. g) Kararın taraflara tebliğine ait tebellüğ belgeleri. h) İnfaz tutanağı. i) Konu ve kararla ilgili diğer yazışmalar. j) Bedel takdiri, satış ilanı, açık artırmaya ilişkin tutanaklar, eşyanın muhafaza ve satışı ile ilgili giderlerle bankada açılan hesaba ilişkin belgeler.

Madde 60 - Vergi, harç ve resimler

Bu Kanuna göre verilen kararlar hiçbir vergi, harç ve resme tabi değildir.
3091 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Kararların Vergi, Harç ve Resim Muafiyeti

Cevap: 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca verilen kararlar hiçbir vergi, harç ve resme tabi değildir.

Madde 61 - Fihrist düzenlenmesi

Valilik ve kaymakamlık bürolarınca, yürürlükten kalkmış olan 5917 sayılı Kanuna ve 3091 sayılı Kanuna göre verilmiş olan kararların bir fihristi yapılır. Fihristte, taşınmaz malın bulunduğu yer, tarafların ad ve soyadları ile kararın niteleği belirtilir.
Valilik ve Kaymakamlıklarda Tecavüz Kararlarına İlişkin Fihrist Düzenlenmesi Usulü

Cevap: Valilik ve kaymakamlık bürolarınca, yürürlükten kalkmış olan 5917 sayılı Kanun ile 3091 sayılı Kanun uyarınca verilen kararların fihristi tutulur ve bu fihristte taşınmaz malın bulunduğu yer, tarafların ad ve soyadları ile kararın niteliği belirtilir.

Madde 62 - Personelin eğitimi

Kanunun uygulanmasında ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi ve uygulamada birlik sağlanması amacıyla,Bakanlıkça gerek görülen zamanlarda vali yardımcıları ile kaymakamlar eğitime tabi tutulur. Bu eğitim faaliyetleri İller İdaresi Genel Müdürlüğü ile işbirliğinde bulunularak Eğitim Dairesi Başkanlığınca yürütülür. Valilik ve kaymakamlıklarca da her yıl Ocak ayında, soruşturma ve infaz işlerinde görevlendirilecek personel eğitime tabi tutularak, sonuç bir rapor halinde dosyasında muhafaza edilir.
Vali Yardımcıları ve Kaymakamların Eğitime Tabi Tutulmasında Görevli Birimler

Cevap: 3091 sayılı Kanunun uygulanmasında ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi ve uygulamada birlik sağlanması amacıyla İçişleri Bakanlığınca gerek görülen zamanlarda vali yardımcıları ile kaymakamlar, İller İdaresi Genel Müdürlüğü ile iş birliği yapılarak Eğitim Dairesi Başkanlığınca eğitime tabi tutulur.

Valilik ve Kaymakamlık Soruşturma ve İnfaz Personelinin Yıllık Eğitim Periyodu

Cevap: Valilik ve kaymakamlıklarca her yıl Ocak ayında, soruşturma ve infaz işlerinde görevlendirilecek personel eğitime tabi tutulur ve eğitim sonuçları bir rapor halinde dosyasında muhafaza edilir.

Madde 63 - Yürürlük

3091 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi uyarınca hazırlanmış olan bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Ek Madde 1 – Üzerindeki tecavüz veya müdahale men edilen taşınmaz mal içinde bulunan mütecavize ait eşya çıkarılarak mütecavize, vekiline veya bunlar hazır değilse mütecavizin aile efradından veya işçilerinden reşit bir kişiye tutanakla teslim edilir. Bunlardan hiç birinin bulunmaması halinde anılan eşya, tutanak düzenlenmek suretiyle yediemin olarak zilyedin uhdesinde muhafaza altına alınır. Mütecavize hemen tebligat yapılarak eşyanın bulunduğu mahalde ise beş, değilse otuz gün içinde eşyayı teslim alması; aksi halde eşyanın açık artırma yolu ile satılacağı bildirilir. Mütecavize tebligat yapılamaması halinde mütecavize, eşyanın otuz gün içinde alınması için genel hükümlere göre taşınmaz malın bulunduğu köy veya belediyede ilan ettirilir. Süresi içinde müracaatı halinde eşya, mütecavize veya vekiline infaz memuru tarafından yerinde tutanakla teslim edilerek, tutanak dosyasına konur. Varsa muhafazaya ilişkin masraflar ile infaz memuru yolluğu ve araç ücreti ile teslime ilişkin diğer masraflar eşyanın tesliminden önce mütecavizden tahsil edilir. Verilen süre içinde teslim alınmayan eşyanın niteliği ve miktarı da göz önüne alınarak bedel takdiri yapmak, satış ilanı ve satışla ilgili işlemleri yürütmek için kaymakam, vali veya yetkili vali yardımcısı tarafından en az bir memur ve yeteri kadar bilirkişi görevlendirilir. İş ve işlemler tamamlandıktan sonra eşya açık artırma yoluyla satılır. Muhafaza ve satışla ilgili bütün giderler belgelendirmek suretiyle satış bedelinden karşılanır. Artan para, mütecaviz hesabına Ziraat Bankasına yatırılır ve durum kendisine tebliğ edilir. Bozulması ihtimali bulunan eşya, ilgili mülki idare amirinin onayı alınmak suretiyle tebligat yapılmaksızın, miktar tespiti ve bedel takdiri yapıldıktan sonra satılır.
3091 Sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliğinin Kanuni Dayanağı

Cevap: Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik, 3091 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi uyarınca hazırlanmıştır.

Madde 64 - Yürütme

Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanlığı yürütür.
3091 Sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliğini Yürütmeye Yetkili Makam

Cevap: 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanlığı yürütür.

ZekAI ile Üretilen Hap Bilgiler

Not Defterim

Bilgi

Mevzuat Görseli

📢 Sınav İlanı Bekleniyor!

Kurumunuz henüz resmi sınav tarihini ilan etmedi.

Sınav tarihi açıklanana kadar günlük soru hedeflerinizi aksatmadan çözerek, ezber kartlarını tekrarlayarak ve eksik konularınızı tamamlayarak rakiplerinizin önüne geçin.

🎁 Size Özel %20 Sadakat İndirimi!

TerfiGYS platformunun aktif bir üyesi olduğunuz için tüm hazırlık paketlerimizde geçerli özel **%20 Sadakat İndirimi** hesabınıza tanımlandı.

Özel Kupon Kodunuz: TERFI20