- Ana Sayfa
- /
- Soru Bankası
- /
- TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
Avantajları Yakala!
Üye olmadan günlük 15 soru çözebilirsin. Bugün kalan hakkın: 12. Daha fazla soru çözmek için ücretsiz kayıt olabilirsin.
- A) Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
- B) Hiçbir idare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz, bu konuda kanunla istisnalar getirilemez.
- C) Kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
- D) Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolay cezalandırılamaz.
T.C. Anayasası’na göre, aşağıdakilerden hangisi suç ve cezalara ilişkin genel esaslar hakkında doğru değildir?
- A) Ceza sorumluluğu şahsidir.
- B) Kanuna aykırı elde edilen bulgular delil olarak kabul edilmez.
- C) Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenebilir.
- D) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
Madde 38, Suç ve cezalara ilişkin esaslar başlığı altında, ‘Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.’ hükmü açıkça belirtilmiştir. Bu hükme göre güvenlik tedbirleri Cumhurbaşkanı tarafından tek başına düzenlenemez, kanunla oluşturulmalıdır.
- A) Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.
- B) Kimseye, suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
- C) Kamu düzenini ilgilendiren borç ve sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmeyişi nedeniyle kişi özgürlüğünden alıkonulabilir.
- D) Hiç kimse kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya ya da bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.
38. maddenin 8. fıkrası: "Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz." Bu hüküm, özel hukuk borçları için hürriyet kısıtlamasını yasaklar.
Seçenek C, kamu düzenini ilgilendiren borç ve sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmeyişi nedeniyle özgürlüğün alıkonulabileceğini iddia eder. Bu ifade 8. fıkranın açık hükümlerine aykırıdır, dolayısıyla yanlıştır.
Diğer seçenekler: A – 38/1, B – 38/1, D – 38/5, E – 38/4 maddelerine uygun şekilde kanunilik, ceza geçmişi, tanıklıktan çekinme ve masumiyet karinesi ilkelerini içerir.
- A) Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.
- B) Kimseye, suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
- C) Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
- D) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, yargılamanın seyrini doğrudan etkiliyorsa delil olarak kabul edilebilir.
Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrasında açıkça 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.' hükmü yer alır. Bu kural mutlaktır. Elde edilen bulgunun davayı ne kadar etkilediğine veya önem derecesine bakılmaksızın, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmişse delil niteliği taşıyamaz. Bu nedenle D seçeneğinde verilen ifade yanlıştır.
Diğer Seçeneklerin Değerlendirilmesi: A ve B Seçenekleri: Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile aleyhe olan kanunun geriye yürümezliği kuralını ifade eder (Doğru).
C Seçeneği: Masumiyet (suçsuzluk) karinesini teminat altına alır (Doğru).
E Seçeneği: Yalnızca borç veya sözleşme yükümlülüğü sebebiyle kimsenin hürriyetinden yoksun bırakılamayacağını öngörür (Doğru).